Bayram sonu şöyle bir çarşı pazar gezeyim eş dostla selamlaşıp geçmiş bayramlarını tebrik edeyim istedim. Gittiğim her yerde beş on dakika takıldım… Biraz sohbet, biraz dertleşelim istedim. Dost sohbetlerinde iki konu tartışılıyordu. Birincisi bu bayramın geçtiğimiz bayramlara göre çok sönük geçtiği, diğeri de yapılan boykot çağrıları ve karşı tepkiler. Vatandaşların bir bölümü “boykot çağrılarını” yerinde bulurken bazıları da “esnafın ne suçu var” tezlerini savunuyordu. Benim yakın komşum ile bazen sohbet ederken birisi lafa ortadan girince, “Bir dakika önce dinlemede kal” tavsiyesinde bulunur. Bende onun sözüne uyarak gittiğim yerlerde birkaç hoş beşten sonra genelde “dinlemede kaldım!” Ancak bir gün önce yazdığım “Bayram da tatile çıkmış haberin var mı?” yazısının sadece bana ait bir yorum değilmiş. Muhalif olduğunu bildiğim bir arkadaş, “Bu bayram fıstıklar elde kaldı. Ben çoluk çocuk gelir biraz, fıstık, biraz şeker veririz diye 2 kilogram fıstık almıştım. Hanımda ne olur ne olmaz diye marketten fıstık almış. Çoluk çocuk için bayram harçlıkları da hazırladık. Her bayram kapıdan eksik olmayan onlarca çocuğu üç gün boyunca boşuna bekledik. Sadece apartmanda oturan 6 çocuk geldi. Kısacası fıstıklarımız elde kaldı. Ben de hanım da üzüldük. Baktım hanım benden fazla üzülüyor, ‘Ne düşünüyorsun akşamları ikimiz karşılıklı oturur bol bol fıstık yeriz’ diye takıldım kendisine” diye konuştu. Arkadaşın anlattıklarına hiç şaşırmadım. Masada oturan diğer arkadaşlarda benzeri şeyler söyleyince “bayramın da tatile çıktığı” tezi doğrulanmış oldu.
Bu arada diğer konu da “bir günlük boykot çağrısı” idi… yine muhalifi kimliği ile tanıdığım küçük esnaftan bir arkadaş; “CHP’ye bu akılları kim veriyor çok merak ediyorum. Yahu zaten esnaf zorda.. Hele küçük esnaf zaten hepten zorda. Bir günlük cirosu esnaf için en azından kiraya destek bağlamında değerli” yorumunu yaparken, daha merkezdeki bir başka tanıdık da; “Bir günlük boykottan bir şey olmaz. Esnaf zaten zor durumda bir gün alışveriş olmaz ise olacak bir şey yok. Bir gün sonra telafi edilir” diyerek boykota destek veriyordu.
Bu arada esnaf ve tüccarın temsilcileri boykot kararına karşı şiddetli tepkiler verdi. Eskişehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Ekrem Birsen, “Yapılan şeyin doğru olmadığını ekonominin herkesi etkileyebileceğini düşünerek daha aklıselim düşünülmesinde fayda olacağını düşünüyorum. Yani herkes bu ülkenin vatandaşıysa herkes zarar görecektir. Ülkeye zarar vermeyecek daha yumuşak eylemler ile hak aramak daha doğru olacaktır. Bu durumun herkese zarar verebileceğinin bilinmesi gerekiyor” sözleri ile gelişmeleri yorumladığını biliyoruz.
Eskişehir Tuhafiyeciler ve İşportacılar Odası Başkanı Ali Safa Şen ise daha sert bir tepki vermiş. Şen sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “2 NİSAN 2025 Günü için alışverişi durdurmaya yönelik boykot çağrılarının yapıldığını üzülerek takip etmekteyiz. Bu tür çağrılar AHİLİK geleneğinden gelen Esnaf ve Sanatkarımızı derinden üzmüştür. Bu tür konularda, Esnafımızın ve Sanatkarımızın alın terine aykırı çağrılarda kimse bulunmamalıdır. Bizler Eskişehir'de Esnaf ve Sanatkarlar olarak üretmeye, satmaya, onarmaya, ulaştırmaya, hizmet etmeye, istihdam sağlamaya helalimizle çalışmaya, ekmeğimizi kazanmaya devam ediyoruz, edeceğiz. Eskişehirli hemşerilerimizi işyerlerimize bekliyoruz” ifadelerini kullanmış.
Boykot çağrısı etkili oldu mu, olmadı mı bilmiyordum. Ancak gördüğüm şey dün Eskişehir sokakları pek sessizdi. Uzun tatil sebebiyle mi, bayramın rehavetinden çıkılamadığı için mi bilinmez ama gerçekten şehirde aşırı bir sakinliğin hakim olduğunu gördük. Hem de öyle bir sakinlik ki, “fıstıkların bile elde kaldı” sakinlik…