İçinde bulunduğumuz coğrafya nedeniyle çeşitli konularda Türk insanı olarak saldırıya uğruyoruz. Coğrafyamızda daha 100 yıl önce bizi Orta Asya’ya sürmek isteyenler, ülkemizi işgal etti. Eskişehir 100 yıl önce hem İngiliz hem Yunan işgali gördü. Atatürk önderliğinde milli mücadelenin tamamlanmasından sonra, tüm batılılar, Anadolu’ya Yunanlıların çıkarılmasının iyi bir akıl olmadığını söylediler. Lozan’da İsmet Paşa’ya “ istediğiniz her şeyi aldınız, ama paranız yok” dediler. Günümüzde de Ortadoğu da 24 Müslüman ülkesinin sınırları değiştirmek için BOP’u yani Büyük Ortadoğu Projesini icat ettiler. 2. İsrail projesini sekteye uğrattık. Proje Türk Ordusu tarafından bozuldu. Çabaları sürüyor. Ama, bu çabalar boşunadır. Şimdi de Türk’ün Türk olmasını sağlayan değerlerini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. LBGT’yi bile bu nedenle ortaya çıkardılar.
Araştırmalar
Bir araştırma şirketi Türkiye genelinde bir araştırma yapmış, komşuluk eskisi kadar güçlü değilmiş. Bir iş güçlüyse, güçlüdür. Veya zayıftır. Eskisi gibi ne demek? Halkımızın yüzde 63’3’üne göre eski kadar komşuluk yok. Yüzde 32.2’ye göre de komşuluk ilişkiler tamamen bitmiş.
Ev alma
“Ev Alma, komşu al” sözü biz Türklere aittir. İmece gibi sözcükler bizi biz yapan değerlerden biridir. Aile hayatı Türklerdeki gibi başka ülkelerde yoktur. Ailenin gücüne inanırız. Yaşlılarımıza evimizde bakarız. Türkiye’de komşuluk ilişkileri, toplumun sosyal yapısında önemli bir yer tutar. Geleneksel olarak dayanışma ve güven duygusuna dayanan bu ilişkiler, ailelerin ve bireylerin sosyal bağlarını güçlendiren unsurlar arasında sayılır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde “Onlar dışarıdan, biz içten yıkamadık” dedikleri gibi, küllerden yeni bir şey doğuyor. Türklerde devlet geleneği, binlerce yıldır var. Küllerden bir Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Bizde düşende sonsuza kadar yaşatmaktır. Yani, her yerden toplumu sıkıştırma var. Çözülme sağlamak istiyorlar. Türk Gücü de buna izin vermiyor.
Eskişehir’de faaliyet var
Kısa bir süre önce Eskişehir’de de yaptılar. LBGT bayrağı açarak, yürümek isteyen gruplar ne yapmak istiyor. Eskişehir’de veya çeşitli illerdeki eylemlerde ortaya çıkan bu gruplar ne yapmak istiyor. Onur yürüyüşü adı altında LGBT bayrağı ile emperyalizm ve uzantıları tarafından Türk aile yapısı parçalanmak isteniyor. Hedef bizi biz yapan değerlerin ortadan kaldırılmasıdır. LBGT eylemlerinin özgürlük ve onur ile ilgisi yok. Tam tersine pembeye boyanmak istenen kapitalizm ile emperyalist siyasetlere teslim olmaktır. AB Türkiye’deki bu dernekleri fonluyor.
Aileleri yok etmek istiyorlar
Aile birliğini tehdit eden, küresel sermayenin “özgürlük” adı altında destekleyerek cinsiyetsizleştirme hedefini ortaya koyduğu LGBT lobisi ülkemizde zaman zaman tepki çeken eylemlere imza atıyor, Bir de emperyalizme en önce karşı duyması gereken solcuların içinde olması kafaları karıştırıyor. Amerikan solculuğu Türkiye’de öne çıkıyor. Dünya çapında düzenlenen etkinliklere LGBT destekçisi aileler, çocuklarını da götürüyor. Görüntüler tepkiye neden oluyor. ABD’nin İstanbul'daki Başkonsolosluk binasına LGBT bayrağı asılması ise gerçeklerin görülmesini, idrak edilmesini sağlaması gerekirken, sağlamıyor. Eskişehir’de LBGT destekçilerine karşın sadece birkaç sivil toplum kuruluşu sesini çıkardı.
Cüneyt Arkın izleyelim
Geçen akşam izlediğim İngiliz kanadı BBC’de de LBGT eylemleri övüldü. Kore popunda da şarkıcıların cinsiyeti seçilemiyor. Bir tür pastadan pay alma yarışı yapılıyor. Buna pembe kapitalizm deniyor. Bir erkek, normalde erkeklere yönelik ürünleri tüketecekken siz onu kadın olarak da hissedebileceğine inandırırsanız bu sefer tüketeceği ürün sayısı artıyor. Çocuklar kadın erkek ayrımına 4-5 yaşlarında varmaya başlıyor. Anaokulunda, ortaokulda ya da lisede her yaşa uygun cinsel eğitim verilebilir. Kız çocuklara pembe, erkeklere mavi giydirilmesi cinsiyetlerinin şekillendirilmesi için çok önemlidir. Erkeklerin vurdulu kırdılı oyunlar oynaması çok doğaldır, cinsiyetlerinin gereğidir. Bunun tersi yapılıyor ve çocuklar cinsiyetlerinden uzaklaşıyor. Yani, Cüneyt Arkın ya da karate filmlerinin olumlu etkisi var. Özellikle bizim kuşağın rahmetli Cüneyt Arkın'ın ‘Kara Murat’ türünden filmleri ile büyüdüğümüzü söylemeye gerek var mı? Bilmiyorum.
Değerlerimize sahip çıkacağız
İçişleri Bakanlığı verilerine göre adında LGBT adı geçen 22 derneğe sadece son 5 yılda tam 20 milyon dolar aktarıldığı öğrenildi. Türkiye’de de LGBT lobisi, ağırlıklı olarak sözde "sivil toplum kuruluşu" adı altında tabanını genişletmeye çalışıyor. “Onur Haftası” adı altında Türkiye’de de etkinlikler yapılmak isteniyor. Ülkemizde, emperyalizm veya pembe kapitalizm, gençleri etkilediği görülüyor. Milli Eğitim kurumumuzun da gelişi güzel müfredat programları yerine bu işlerle uğramasını bekleriz. Çünkü cinsiyeti ortadan kaldırma çalışmalarından aydın bir kent olan Eskişehir’deki aileler de çok rahatsız oluyorlar. Eskişehir ve Türkiye’nin her tarafında, bizi biz yapan değerlerimize sonuna kadar sahip çıkmalıyız.