Binlerce sendika üyesi Ulus Anıtı’nda bir araya gelerek Adalar Mevkii’ne yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş öncesinde katılımcılar Ulus Meydanı’na önlükleri ve şiddet karşı dövizler bırakarak Milli Eğitim Bakanlığı’nı protesto etti. Yürüyüş boyunca öğretmenler, ‘Bakan susuyor öğretmenler ölüyor, Öğretmenler yürüyor mücadele büyüyor’ şeklinde sloganlar attı. Yürüyüş öncesinde Özel Sektör Öğretmenler Sendikası İl Temsilcisi Yücel Karusu yürüyüş sonunda ortak basın metnini okudu.
'Zihniyet kökten değişmeli'
Türkiye’de okulda öğretmenin öldürüldüğünü belirten Karasu, cinayetin tek bir faili olmadığını savundu. Karasu, “Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkumdur” şeklinde konuştu. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e tepkisini sordukları sorularla gösteren Karasu, “Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor? İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır. Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz? Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da arkasında kimlerin olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz. Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son bu cinayetin de azmettiricileri; öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır. Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir. Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır. Bugün devlet veya özel okul olsun, bizlerin okullara canlarından endişe ederek gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir” diye konuştu.
'Diziler denetlenmeli'
Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Karasu eğitim emekçilerinin can güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirtti. Karasu, “Okulda şiddetin son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Okullarda yaşanan şiddet olaylarındaki korkutucu tırmanışı engellemek için bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır. Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler toplumun vicdanını rahatlatacak ve yeni olaylar açısından caydırıcı olacak şekilde cezalandırılmalıdır. Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, derhal tüm okulların güvenliği sağlanmalıdır. Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK’ün toplumsal şiddeti başlıca gündemi haline getirip, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemesi sağlanmalıdır. İçine bin bir tane gereksiz ve hatta zararlı içeriklerle doldurulan müfredat yerine şiddetin çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam dersleri içeren öğretim programları hazırlanmalıdır. Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyor, can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz! Artık yeter! Can korkusuyla çalışmak istemiyoruz!” şeklinde konuştu. Basın açıklamasının ardından eylem sona erdi.
Enes KARAKAYA