Demokratik hukuk devleti vurgusu

Eskişehir Baro Başkanı Avukat Barış Günaydın Baro üyeleriyle birlikte Eskişehir Adliyesi önünde bir grup meslektaşı ile birlikte yaptığı açıklamada, ““Anayasamızın 2. Maddesine göre; Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir. Peki, Hukuk Devleti ne demektir? Polis devleti kavramının karşıtı olarak doğan hukuk devleti, hukukun üstünlüğünün tanındığı, hukuk karşısında hesap verebilir olan ve kişilere hukuk güvenliğinin sağlandığı devlet demektir. Uluslararası birçok metinde de yer bulmuş ifadesi ile Hukuk devleti temel hak ve hürriyetleri güvence altına aldığı, bağımsız bir yargının sağlandığı, insan onurunu koruyan ekonomik, sosyal ve kültürel koşulları sağlayan bir devleti tanımlar” dedi. 

Keyfi uygulamaya kapı aralandı

Açıklamasında , “Anayasamızda açıkça ifade edilen “hukuk devleti” ilkesi, yalnızca bir kavramsal yönlendirme değil, her kamu otoritesi için bağlayıcı bir kuraldır” ifadelerini kullanan Günaydın şunları söyledi; “Ne var ki, son günlerde yaşanan gelişmeler, ülkemizin anayasal düzenine ve evrensel hukuk ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Ülkemiz ne yazık ki hukuk devleti olmaktan çıkarılmıştır. Demokrasiye ve hukuk devletine yönelik haksız müdahaleleri kabul etmiyor, hukukun üstünlüğünü ve temel hakları savunma kararlılığımızı kamuoyuna duyuruyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve 28 kişinin, lisans diplomalarının tam 35 yıl sonra "yokluk" ve "açık hata" gerekçesiyle iptal edilmesi, hukukun temel ilkelerine, Anayasa'ya ve idari yargılama hukuku prensiplerine açıkça aykırıdır. Bu karar, kazanılmış hakların korunması ilkesini yok saymış, toplumun hukuki güvenliğini ihlal etmiş ve idarenin keyfi uygulamalarına kapı aralamıştır.”

Eskişehir’de ağır yaralı halde bulunan kedi yeni yuvasına kavuştu Eskişehir’de ağır yaralı halde bulunan kedi yeni yuvasına kavuştu

Seçmen iradesine müdahale anlamına geliyor

Günaydın açıklamasında, “Seçmen iradesiyle göreve gelmiş belediye başkanlarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler, doğrudan halkın iradesine yapılmış bir müdahale niteliğindedir.  Anayasa’nın 13. maddesi açıktır: Temel hak ve özgürlükler ancak kanunla sınırlandırılabilir ve bu sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmak zorundadır. Belediye başkanlarının yargı eliyle etkisiz hale getirilmesi, seçmen iradesine açık bir müdahale niteliği taşımakta ve demokratik süreci zedelemektedir. Yargı, siyasi dizaynın bir aracı haline getirilemez; bağımsız, tarafsız ve adil olmak zorundadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan terör soruşturması, hukuki açıdan büyük endişe yaratmaktadır. Bağımsız ve tarafsız yargının temel ilkeleri zedelenirken, bu soruşturmanın siyasi bir operasyon olarak kullanılma ihtimali ciddi kaygılar doğurmaktadır. Daha önce birçok belediyede görüldüğü üzere, seçimle göreve gelmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanması halkın demokratik iradesine açık bir müdahale anlamına gelir. Görüyoruz ki, burada 2 farklı soruşturma dosyası açılarak bir dosyadan örgüt liderliği diğerinden iste terörle iltisaklandırma çabası ile seçimle göreve gelmiş belediye başkanlığını sonlandırma ve Kayyum atanmasının önü açılmak istenmektedir” görüşlerine yer verdi.

36Ad7414 1522 4C86 9069 Ba96Bf1398Fb

Muhabir: Tuğba AKTAY