Anma ve Ödül törenine Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt ve CHP Eskişehir Milletvekilleri İbrahim Arslan, Jale Nur Süllü, Utku Çakırözer, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ile birlikte ödül kazanıp Eskişehir’e gelen basın, sanat, kültür alanında birçok değerli isim katıldı.
Tören, Tepebaşı Belediyesi ‘İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası’nın, günün anlam ve önemine uygun şarkıların seslendirilmesiyle başladı.
31. Uğur Mumcu’yu Anma Ödülleri’ni kazananlar ise şu şekilde:
Basın kategorisinde gazeteciler Alican Uludağ, Ferit Demir, Kemal Atlan, Seyhan Avşar, İpek Özbey,
Sanat kategorisinde Aras Bulut İynemli, Mehmet Ada Öztekin, Cem Erdost İleri, Barış Erdenk,
Hukuk kategorisinde Sami Selçuk, İbrahim Kaboğlu,
Bilim kategorisinde Naci Görür,
Mücadele kategorisinde Av. Rezzan Epözdemir, Akbelen Mücadelesi Emekçileri, Sputnik Emekçileri,
Cumhuriyetin 100. Yılı Özel Ödülü kategorisinde, Filenin Sultanları A Milli Kadın Voleybol Takımı,
Yaşam Boyu Başarı kategorisinde Cahit Berkay kazandı.
Büyükerşen’den yürek burkan ‘Uğur Mumcu’ balmumu hayali
Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Uğur Mumcu ile üniversitede öğretim üyeliği zamanlarından bahsederken, içinde ukde kalan bir anısını da törene gelenlerle paylaştı. Büyükerşen, ”Bugüne kadar Uğur Mumcu’nun balmumu heykelini yapamamanın üzüntüsünü çekiyorum. Sebebine gelince yüzü bu fotoğraflarda gördüğünüz kadar ancak ürküyorum.. Sanki o işe başladığımda malzemelerin başına geçersem onu yapamayacağımdan endişe ediyorum. Nitekim sevgili eşi Güldal’a da bunu söyledim. Keşke dedim sağlığında yapabilseydik, keşke ölçülerini alabilmiş olabilseydik… Ne zaman müzeye gitsem ona borçlu hissediyorum” dedi.
‘Akbelen direnişinin’ ateşi tekrar yandı
Günümüzde yaşadıkları orman mücadelesiyle seslerini duyurmuş olan, bu bağlamda ‘Mücadele’ ödülünü kazanan Akbelen köylüleri de törendeydi. Akbelenliler, “Bu Akbelen meselesi değil, vatan meselesi. Bu vatana Uğur Mumcu gibi yolunda dimdik gidenlere, bildiği doğrudan şaşmayanlara çok ihtiyacımız var. Bizler onların yolundan gidiyoruz ve gitmeye devam edeceğiz” sözleriyle törene anlamına uygun bir konuşmayla başladılar. Akbelen mücadelesini anlatan köyün insanları seslerini bir kez daha duyurmaya çalıştılar.
“Neden yazın hepinizin gördüğü o müdahalelere maruz kaldığımızı söyleyeyim… Çünkü korkuyorlar!”
“Çünkü bu direniş ateşinin o bölgeden başka köylere, başka haksızlığa uğramış insanlarla daha büyük bir olaya dönüşmesinden korkuyorlar. Onlar istiyor ki biz sessiz kalalım ve onlar istediğini yaşasın, biz de onların istediğini yaşayalım…
Biz buna karşı her zaman verdiğimiz onurlu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Bizler bu ateşi söndürmeyeceğiz. Dimdik ayaktayız gördüğünüz gibi. Akbelen Ormanı kesilmiş olabilir, yenilgi gibi görünebilir. ‘Akbelen ormanı kesildi direnenler yenildi’ demek istediler. Ama biz istediklerini vermedik. Mücadelemiz çok daha büyük bir mücadele, çok daha ulu bir mücadele..
Daha onurlu bir şekilde bu yolda yürümeye devam edeceğiz, vazgeçmiyoruz” konuşmalarının ardından “Biz bitti demeden bu dava bitmez” mücadelede kullandıkları sloganlarını tekrarlayıp kararlılıklarını sürdüreceklerini net bir şekilde belirttiler.
Aylin ARIOĞLU