Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ulucan, “Gençlerin umutsuzluğunun en büyük sebeplerinden biri, özel üniversitelerin eğitim kalitesinin yetersizliği ve liyakatsiz yönetime teslim edilmesi. Eğitimsiz, niteliksiz özel üniversiteler, öğrencilere sadece diploma dağıtır hale geldi. Böylece gençler, kaliteli bir eğitim alamadan mezun oluyor ve işsizlikle karşı karşıya kalıyor. Mevcut iktidarın getirdiği bu sistem, gençlerin umudunu kırmış durumda. Bugün konsoloslukların önünde vize almak için uzun kuyruklar oluşturan gençlerimiz, yurt dışına gitmenin yollarını arıyor” dedi.
DÜNYAYA AYAK UYDURAN BÖLÜMLER GETİRİLMELİ
Ülkede gençlerin iş, işletmelerinde işçi bulamadığını aktaran Ulucan, “Ara eleman sıkıntısı ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Teknik meslek liselerinde bile hala eski bölümler okutuluyor. Oysa dünya inovasyon, yapay zeka ve otomasyon sistemlerine yönelirken, eğitim sistemimiz bu gelişmelere ayak uyduramıyor. Üniversitelerde de bu alanlara yönelik ciddi yatırımlar yapılmıyor. Üstelik ülkenin ekonomik dengesi de bozulmuş durumda. Enflasyon nedeniyle gençler, emeklerinin karşılığını alabilecekleri iş bulamıyor. İşverenler de uygun ücretlerle çalıştıracak nitelikli eleman bulamıyor. Bu nedenle hem işverenler hem de iş arayanlar mağdur durumda” ifadelerini kullandı.
GÜNDEME YOĞUNLAŞIN
Cumhuriyet Halk Partisi’nin, parti içinde ön seçim sürecine girdiğini belirten Ulucan, “Ancak bu süreç, gerçekte bir ön seçim olmaktan çok, temayül yoklaması niteliğinde. Üstelik CHP’nin mevcut milletvekili sayısı, Meclis'te erken seçim kararı alabilmek için yeterli değil. Biz, ülkede bir seçim olması gerektiğini söylüyoruz. Çünkü vatandaşın geçim derdi büyük. Ancak bu kararı verecek olan mevcut iktidardır ve iktidar kendi düzenini koruyacak şekilde hareket ediyor” şeklinde konuştu. CHP’nin son dönemdeki çıkışlarının, ülkenin gerçek sorunlarının konuşulmasını engellediğini kaydeden Ulucan, “Ekonomi, enflasyon, adalet ve eğitim gibi temel meseleler gündeme getirilmesi gerekirken, tartışmalar Cumhurbaşkanı adayının diploması veya CHP’nin kendi iç seçim süreçleri etrafında şekilleniyor. Bu da ülkenin gerçek gündeminin konuşulmamasına neden oluyor. Türkiye’nin gerçekten bir seçime ihtiyacı var. Ancak ana muhalefet partisi, bir yandan seçim ister gibi görünse de diğer yandan seçimin ertelenmesini isteyen bir tutum sergiliyor” dedi.
İKTİDAR HALKI YANILTMAYA ÇALIŞIYOR
Emeklilerin gıda yardımı kuyruklarında sürekli görüldüğünü aktaran Ulucan konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Basında çıkan haberlerde emeklilerin lokma, kent lokantası, ücretsiz çorba ve kandil simidi kuyruklarında olduğu görülüyor. Ucuz et kuyrukları da uzuyor. Diyanet bile emeklilere ve asgari ücretlilere fitre ve zekat verilebileceğini açıkladı. Bir zamanlar rahat bir hayat süren, torunlarına harçlık verebilen emekliler, bugün torunlarından kaçıyor. Çünkü temel ihtiyaçlarını bile karşılamakta zorlanıyorlar. AK Parti savunucuları, bugünkü kuyrukları 1970’li yılların gıda kuyruklarıyla kıyaslıyor. Ancak artık 2025 yılındayız. Yapay zeka konuştuğumuz, Ay'a uydu gönderen bir dünyada, 50 yıl öncesinin sorunlarını bahane ederek bugünün ekonomik çöküşünü açıklamaya çalışmak sadece beceriksizliği gizleme çabasıdır. Bu iktidar 25 yıldır yönetimde. Kendi başarısızlıklarını gizlemek için geçmişle kıyas yaparak halkı yanıltmaya çalışıyorlar. Altılı Masa, eğer gerçekten halkın çıkarlarını önceleyen bir yapı olsaydı ve kazanabilecek bir adayla seçime gitseydi, bugün Türkiye 5 yılını kaybetmemiş olurdu. Ancak muhalefet içerisindeki çıkar çatışmaları ve yanlış tercihler, ülkeyi bugünkü çıkmaza sürükledi”