Ramazan öncesi tırmanışa geçen gıda fiyatlarının dar gelirli milyonlarca insanın belini büktüğünü belirten Güler, “İnsanlarımız, mübarek oruç ayı öncesi hurma, zeytin, kayısı gibi iftarlıkları bile ne yazık ki camın gerisinden, ancak vitrinden izleyebiliyor. Ramazan pidesi, et, kıyma, kuruyemişler almış başını gidiyor. Sucuğun, pastırmanın televizyon reklamları dışında yüzüne bakılmıyor” ifadelerini kullandı.
“Bakan çok vatandaşın halini gören yok”
Gıda fiyatlarının fırsatçıların elinde olduğunu aktaran, “Piyasayı kontrol altında tutması gereken Ticaret Bakanlığı da Ticaret Bakanı da ortalıkta görünmüyor. Tarıma destek sağlayarak, çiftçiye sahip çıkarak gıda arzını yüksek tutması; sebze ve meyve hallerini, toptancıları denetleyerek gıda fiyatlarını kontrol altına alması gereken Tarım Bakanı’nı gören var mı? Maalesef Tarım Bakanı da Bakanlığı da yok” şeklinde konuştu.
“Fitre harca harca bitmez”
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın fitre fiyatını 180 TL olarak açıkladığını aktaran Güler, “Fitre harca harca bitmez. Türkiye’nin anlata anlata bitiremedikleri ekonomik ve sosyal gelişmesinden, kalkınmasından, refahından; garip gurebanın, fakir fukaranın payına düşen, 300 gram kıyma parası” dedi.
Güler konuşmasını şu sözlerle bitirdi: “Şimdi gelin, kişi başı 180 lirayla, 4 kişilik bir ailenin, 30 günlük gıda harcamasının, Mübarek Ramazan ayında iftar ve sahur hesabıyla kaç lira tuttuğuna bakalım:
4 kişi 180 liradan 1 sahur 720 lira.
4 kişi 180 liradan 1 iftar 720 lira.
4 kişilik ailenin 1 günlük iftar ve sahurunun toplamı 1440 lira.
4 kişilik ailenin 30 günlük iftar ve sahurunun toplamı 43 bin 200 lira.
Asgari ücret ne kadar? 22 bin 104 lira.
En düşük emekli aylığı ne kadar? 14 bin 469 lira. Nasıl çıkacağız bu hesabın içinden? İnsanlarımız Ramazan’ı nasıl geçirecek? Askıda ekmek uygulamasını biliyoruz. Şimdi Ramazan vesilesiyle askıda pide uygulaması da başlar. Bu arada, Cumhur İttifakı ortağı MHP askıda buğday uygulamasını başlattı. Askıda 9 gülek buğday diyorlar, yani 225 kilo. Cumhur İttifakı da bu çağrısıyla artık itiraf ediyor ki; kırsaldaki vatandaşımız, köylümüz bile öğütülmemiş buğdaya muhtaç durumda”