İzmir Ticaret Odası (İZTO) 2023 Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz idaresinde gerçekleşti. Toplantıda konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, kentin ekonomik yapısını ve 2024 yılında gerçekleşmesini hedefledikleri faktörlerden bahsetti. İzmir'in turizm konusunda ve liman konusundaki eksikliklerini ele alan Vali Elban, tarımda ve sanayide de yeni teknikler denenmesinin gerekliliğine dikkat çekti.
"Şartların olağanlaştığı bir döneme gireceğiz"
Toplantıda açıklama yapan İzmir Valisi Süleyman Elban açıklamasında, 2024 yılında şartların daha da olağanlaşacağı bir döneme girmeyi beklediklerini söyledi. Vali Elban, "Son 3-4 yıl hakikaten çok zor bir dönem geçirmemize neden oldu. Bu zor dönem içerisinde de elbette ki hepimiz etkilendik ama en çok etkilenen grup ise maalesef iş dünyası oldu. Dünyada özellikle bizim ticari partnerimiz olan ülkelerde ve bizde 2024 yılı içerisinde ekonomik göstergelerde de eğilim pozitife ve iyiye doğru gidecek diye bekliyoruz. Bu dönem artık hem dünya açısından hem de bizim açımızdan ciddi bir toparlanma ve artık şartların lehimize oluştuğu, en azından en kötü ihtimalde şartların olağanlaştığı bir döneme gireceğiz inşallah. Dolayısıyla bu anlamda ümit var. Öbür tarafta yine bu salonda hem Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız hem de ilgili bakanlarımız geldiğinde söyledi. Artık bu konuda çok ciddi tedbirler de alındı. Çok büyük bir ihtimalle biz de 2024 yılının en geç üçüncü çeyreğinde bütün parametlerin pozitife doğru döndüğünü, en azından artık negatif taraflarının gittiğini hep birlikte müşahede edeceğiz. Beklentimiz ve göstergeler de o yönde" sözlerine yer verdi.
"Hatrı sayılır bir turizm şehri değiliz"
Turizm ve liman konusunda önemli adımların atılması gerektiğini, şehrin ekonomik anlamda daha da fazla hamle yapması gerektiğine dikkat çeken Vali Elban, "İlk geldiğimde ille ilgili söylenen, bana verilen ilk bilgi, burasının tarım, sanayi, turizm, ticaret kenti olduğuydu. Ama bu başlıkların altına bakmaya başladığımızda bunu çok desteklemeyen unsurlar da var. Bu konuda artık şehir üstünlüğünü kaybetmiş ya da kaybetmeye başladığı unsurlar mevcut. Turizme baktığımızda öyle hatrı sayılır da bir turizm şehri olmadığını anlıyoruz. Yatak sayısına ve turizm gelirlerine baktığımızda çok daha böyle turizm şehri diye bildiğimiz şehirlerle yarışacak hatrı sayılır bir turizm şehri olmadığımızı anlıyoruz. Bunun için turizm çeşitliliğini ve turizmdeki kaliteyi arttırma yönünde çabaları arttırmamız da gerekiyor. Eğer bin kişi üzerinde insanın toplantı yapacağı bir toplantı salonu yoksa, kongre şehri olamayız. Dolayısıyla kongre turizminde söz sahibi olma şansımız yok. Sağlık konusunda çok iyiyiz ama turizmi konusunda yeterli miyiz? Dolayısıyla bu da bizim 12 ay turizmimize çok ciddi katkıda bulunacak. Deniz turizminde ciddi manada yararlanabiliyor mu? Marinalarımız, yat turizmi ya da komşu ülke adalarıyla olan turizmden yeterince pay alabiliyor muyuz? Ticaret şehriyiz, 4 milyar dolara yakın bir dış ticaret artımız da var. Ama bu şehre, ticaret şehri unvanını veren şehrin limanı. Dış ticarette ülkenin genel duruma göre iyiyiz ama liman şehri konusunda üstünlüğümüz artık tartışılır. Dolayısıyla artık bir şu liman şehri olma meselesini tekrar net bir şekilde ortaya koymamız, onunla ilgili ciddi adım atmamız gerektiğini ben düşünüyorum. Sürekli geldiğim günden bu yana da 'Neresi olabilir? Nasıl olabilir? Mevcut ne olur?' diye düşünüyorum. Bu şehri şehir yapan şey aslında liman şehri olması. Bu üstünlüğün de kolay kolay terk edilmemesi gerekiyor" dedi.