MESLEK LİSELERİNİN ÖNÜ KESİLDİ
MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir Eskişehir'de yaşanan işsizlik problemi ve ekonomik sıkıntıları anlattı. Candemir Eskişehir'de işsizlik problemini sadece üniversite mezunlarının yaşadığını belirterek, “Eskişehir’de işsizlik problemi özellikle üniversite mezunları için söz konusu. Ancak iki yıllık meslek yüksekokulu, lise, ortaokul ve ilkokul mezunları için böyle bir durum yaşanmıyor. Yaklaşık üç yıldır bize yoğun bir şekilde iş talebi geliyor ve bu talepleri karşılamakta zorlanıyoruz. Ancak üniversite mezunları için durum farklı. Sadece Eskişehir’de değil, Türkiye’nin genelinde de üniversite mezunu işsizlerin sayısı giderek artıyor. Bu durumun temelinde eğitim planlamasındaki eksiklikler yatıyor. Konuyu daha iyi anlamak için biraz geriye gitmemiz gerekiyor. 28 Şubat sürecinde meslek liselerinin önü kesildi ve eğitim sisteminde değişiklik yapılarak zorunlu eğitim süresi uzatıldı. Bu durum, sanayide çırak yetişmesini zorlaştırdı ve meslek liselerinin öğrenci kalitesini düşürdü. Ben de bir meslek lisesi mezunuyum. Benim eğitim aldığım dönemde fen liseleri yoktu, en yüksek puanlı okullar Anadolu liseleri ve meslek liseleriydi. Meslek lisesini kazanmak oldukça zordu. Oradan mezun olduğunuzda ise hayat size farklı fırsatlar sunuyordu. Üniversite sınavlarında başarılı olmak mümkündü. Ancak 28 Şubat sürecinde yapılan düzenlemeler nedeniyle meslek liselerinin önü kesildi ve bu da günümüzde büyük bir ara eleman sıkıntısı doğurdu" ifadelerini kullandı.
KÜÇÜK OLSUN BENİM OLSUN MANTIĞI
Eskişehir'in sanayi, öğrenci ve turizm şehri olduğunu ve bu kimliği güçlendirmek için belediyelerin ortaya koyacağı vizyonun kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Candemir, " Öyle bir noktaya geldik ki sanayici arkadaşlarımız artık emekli olmuş kişileri tekrar çalışmaya çağırıyor. Sanayi sektöründe kalifiye eleman eksikliği büyük bir sorun haline geldi. Bu noktada yerel yönetimlerin, yani belediyelerin sorumluluğu büyük. Şehirlerin gelişiminde en önemli karar alıcılar belediyelerdir. Çünkü aldıkları kararlarla bir şehri sanayi, turizm, öğrenci ya da tarım kenti yapabilirler. Tabii ki belediyeler fabrika açıp insanları doğrudan istihdam eden kurumlar değildir. Ancak şehirlerin ekonomik vizyonunu belirlerler. Eskişehir çok yönlü bir şehir; havacılık, demiryolları ve sanayi açısından önemli bir geçmişe sahip. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın ilk lokomotifi olan Karakurt, Eskişehir’de üretilmiştir. Havacılık sektöründe de büyük yatırımlar var. Ayrıca Atatürk döneminde kurulan Şeker Fabrikası bu şehirde bulunuyor. Bu nedenle Eskişehir, hem sanayi şehri, hem öğrenci şehri, hem de turizm şehri kimliğine sahip. Şehrin bu kimliğini güçlendirmek için belediyelerin ortaya koyacağı vizyon kritik öneme sahip. Geçmişte Eskişehir’in sanayi alanında büyük fırsatlar kaçırdığını söyleyebiliriz. Özellikle son 25 yıl içerisinde bu şehir, sanayi açısından büyük yatırımları elinden kaçırdı. Bursa ile rekabet eden bir şehirken, şu an İnegöl ile bile yarışamayacak duruma geldi. Bunun temel nedenlerinden biri, büyük kurumsal firmaların Eskişehir’e yatırım yapmasının engellenmiş olmasıdır. Kurumsal firmalar bir bölgeye yatırım yaptığında, çalışanların maaşları yükselir ve kimseyi asgari ücretle çalıştıramazsınız. Çünkü büyük firmalar, çalışanlarına daha iyi maaşlar ve sosyal haklar sunar. Örneğin, geçmişte Eskişehir’e bir otomobil fabrikası kurulması gündeme gelmişti. Ancak bu girişimler çeşitli nedenlerle engellendi. “Eskişehir butik şehir olsun, büyümesin” gibi bir anlayış hakimdi. Küçük olsun, benim olsun mantığıyla hareket edildi. Bu bir tercihtir. Kimi insanlar bu durumu destekleyebilir, ancak ben buna katılmıyorum. Eskişehir’in büyümesini, daha fazla sanayi yatırımı almasını isterdim. Çünkü sanayinin gelişmesi demek, işsizliğin azalması, yaşam standartlarının yükselmesi demektir" şeklinde konuştu.
ESKİŞEHİR BÜYÜK FIRSATLAR KAÇIRDI
Eskişehir'in geçmiş dönemlerde büyük sanayi fırsatlarını kaçırdığına dikkat çeken Candemir şunları söyledi;
"Eskişehir’in farklı bir özelliği de var. Burası Anadolu Üniversitesi ile başlayan bir öğrenci şehri kimliğine sahip. Farklı şehirlerden gelen üniversite öğrencilerinin büyük bir kısmı mezun olduktan sonra burada kalmayı tercih ediyor. Bu şehirde okuyan, çalışan ve yaşayan insanlar Eskişehir ile bütünleşiyor. Mezun olup başka şehirde iş bulanlar bile emekli olduklarında Eskişehir’e geri dönüyor. Çünkü Eskişehir’in sosyal yaşamı, insan kalitesi ve huzurlu ortamı burada kalıcı olmayı cazip kılıyor. Sanayi alanında geçmişte kaçırdığımız fırsatlar olsa da, yeni gelişmeler de var. TÜRASAŞ fabrikasında E5000 elektrikli lokomotif üretimi tamamlandı ve yatırım süreci başladı. Aynı fabrika alanı içinde yeni bir fabrika daha kuruluyor. Bu, Eskişehir’in demiryolu sanayisinde tekrar güçlü bir noktaya gelmesini sağlayacak. Bu gelişme hem istihdam yaratacak hem de Eskişehir ekonomisine katkı sağlayacak. Ayrıca, Eskişehir zaten güçlü bir yan sanayi altyapısına sahip olduğu için bu sektörde daha da ileriye gitmesi mümkün. Havacılık alanında da önemli projeler vardı. Özellikle F-35 savaş uçaklarıyla ilgili bakım projelerinin bir kısmının Eskişehir’de yapılması planlanıyordu. Hava İkmal Bakım Merkezi’ne büyük yatırımlar yapıldı. Ancak F-35 projesi iptal edilince bu fırsatı kaçırdık. Bunun yerine Eurofighter uçaklarının bakımının Eskişehir’de yapılması gibi yeni projelerin gündeme gelmesini bekliyoruz. Eğer bu yatırımlar gerçekleşirse, Eskişehir havacılık ve demiryolu sektörlerinde çok daha iyi bir noktaya gelecek. Eskişehir, işsizlik sorunu yaşayan bir şehir değil, ancak işsizlik üniversite mezunları için ciddi bir problem. Meslek eğitimi alan gençler için iş fırsatları bol, hatta sanayi sektörü ara eleman bulmakta zorlanıyor. Belediyelerin sanayi ve yatırım politikalarını daha iyi planlaması gerekiyor. Eskişehir geçmişte büyük sanayi fırsatlarını kaçırdı, ancak yeni yatırımlarla bu kayıplar telafi edilebilir. Özellikle demiryolu ve havacılık sektöründeki gelişmeler, şehrin geleceği açısından kritik öneme sahip. Eğer bu yatırımları alabilirsek, Eskişehir’in ekonomik olarak daha güçlü bir şehir olacağına inanıyorum. Hem sanayi hem de teknoloji alanında gelişen bir Eskişehir, hem halkın gelir seviyesini artıracak hem de Türkiye’nin üretim gücüne büyük katkı sağlayacaktır.”